İŞİ ZORA SOKMADAN BİLGİ NASIL AKTARILIR  | Artvin Özgür - Artvin`in haber sitesi.
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>İŞİ ZORA SOKMADAN BİLGİ NASIL AKTARILIR 03.01.2015 00:00

İŞİ ZORA SOKMADAN BİLGİ NASIL AKTARILIR


Gazete de yazı yazmak aslında bir ayrıcalık. İyi de yazı yazınca ne oluyor?

Her türlü yazı, okuyucunun algı ve davranışlarını etkileme girişimidir. Yazı bu hali ile tarafsız değildir. Yazı bir amaç için kaleme alınır.

Cumhuriyet kurulunca ülkede okuma yazma oran erkeklerde yüzde 4 kadınlarda ise binde 4 idi. Cumhuriyet sayesinde şimdi neredeyse herkes okuryazar. Yani insanlar istese herkes bir gazetenin köşesine düşündüklerini, gördüklerini, iyi ve kötü olanları yazabilecek durumda.

Sami ile nette konuşurken “abi yazıları kısa tutalım, ben de öyle yapacağım”, dedi. Bu gün bir önceki yazımı okuyan, kendisi üniversite eğitimi almış ve geçmiş dönemde iktidardaki bir partinin il başkanlığını yapmış bir arkadaşımız; “yazını okudum, güzel ama halkın seviyesinde” değil uyarısında bulundu.

Zaman zaman kendime de sorarım doğrusu; “ne yazmak lazım ve niçin yazmak lazım” diye. Öyle ya okuyucu ile etkili bir iletişim kurmadıktan sonra yazmak niye ki!

Muhatap olunan bu sorgulamaların içinden çıkmak için işin başlangıç esasını ziyaret edelim. Her yazan kişinin hedeflediği bir kitle vardır.

Fıkra yazarı hemen herkesi hedefler. Dalkavuk karakterli yazarlar için hedef kitle daha dardır “etkili ve yetkili yerleri işgal edenler”.

Bizim derdimiz ise içinde yaşadığımız Artvin ilinin bir kaç katmanın da bulunan insanların yaptıkları işe akıl katmalarını önermektir. Bu istikametteki önerilerimiz on kişi anlıyorsa benim hedef kitlem on kişidir. Bu kadar basit.

Siyaset kurumu, kamu idaresi, sivil toplum kuruluşları, kanaat önderleri, ve Artvin’in paydaşlarının yaşamı ciddiye alıp irade kullanmalarını önermektir.  Akılsız hale düşürülmüş başın cezasını sadece ayakların değil herkesin ve gelecek nesillerin çekeceğini söylemektir işimiz.

Artvin Belediye Başkanı  göreve geldikten sonra yaptığı işleri anlatmış. Gazeteci bir arkadaşımız yazıyor övgüler ile. Hele, İl Başkanı Balta’nın “iki günde mucize mi bekliyordunuz, el insaf” vari tepkisinin de güne damga vurduğunu aktarıyor. Yazı bir şekli ile böyle yazılabilir.

Ayni haber bir diğer şekli ile de şöyle olurdu.

Sayın Kocatepe, Genel Müdürlük seviyesinde başarılı işler yapmıştır. Artvin Belediye Başkanlığını kazandıktan sonra kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen İl merkezini ilgilendiren sorunlar yumağına çözümler üretme sürecinde tüm toplum ile paylaşılan bir vizyon ortaya koyma konusunda ciddi kısıtlar içindedir. Cerattepe konusunda Ankara’nin nefesini ensesinde hisseden Başkan Cerattepe madeninin işletilmesine karşın yargı kararları ve yopun halk muhalefetini uzlaştıracak bir orta yolun olmadığını biliyor. Belediyenin diğer işlerinin görülmesinde profesyonel olmayanların ve özellikle parti örgütünün populist yaklaşım ve kuşatmasının kaliteli işler üretilemesi noktasında en önemli engel teşkil ettiğini görüyor. Daha da önemlisi, içine düşürüldüğü ve üretken olmayan kuşatılmışlığın getirdiği bezginlikle, “nereden girdim ben bu işe” diye yakın çevresine dertlendiği, haber konusu edilirdi.  

Başkan, amatör bir kalabalik tarafından kuşatılmış ise kaliteli işler üretmesi de imkansız. Artvin il merkezinin nitelikli dönüşüm ve gelişimi Çoruh vadisinin geleceğini kurma fırsatı açısından son derece yüksek öneme sahiptir. Yerel siyaset, demokrası adına herşeye maydanoz olmayı tadında bırakmalı.

Borçka’da görev yapan son üç kaymakamı ve kaldıkları süredeki icra süreçlerini yakinen gözleme fırsatı elde ettim.  Yerel siyasetin iş süreçlerine müdahelesi o denli isabetsiz bir istikamettedir ki, İlçeye gelen Kaymakamın eğitimli ve donanımlı olması sadece kendisine eziyetten başka bir işe yaramayacak yük haline gelmektedir.

Kamu İdaresinin seçilmiş ve/veya atanmışları, herkesin görüşünü alıp gidişatın rotasını bunların ortalaması üzerinden belirlemek zorunda kalıyorsa, yandı keten helvası.

Artvin, koltuk ve dar menfaatler içine hapsolmamış, vizyoner bir liderliğe ihtiyaç duymaktadır.  Gidişattan mennun olanlar bildiğiniz yoldan yürüyün.

Buna karşın, gidişatın hiç de iyi olmadığını düşünenler yeni ufuklara ve çıkış yollarına yönelmelidir.

 

KALIN SAĞLICAKLA